Karolinska Enstitüsü’nde gerçekleştirilen araştırma, antikorların bazı virüs enfeksiyonlarına karşı neden bazı insanları daha fazla etkilediğini anlamaya yardımcı olabilir.
Antikorların Kaynağı ve İşlevi
Qiang Pan-Hammarström, Karolinska Enstitüsü’nde tıbbi biyokimya ve biyofizik profesörü olarak, antikorların kökenine dair daha net bir anlayışa ulaştıklarını belirtti. Bu bilgi, gelecekte daha iyi teşhis ve tedavi yöntemleri geliştirilmesine katkıda bulunabilir.
Yapılan araştırmalarda, COVID-19 hastaları arasında nötralize edici antikorların çoğunlukla hafıza-B hücrelerinden kaynaklandığı tespit edildi. Bu durum, hastalığın şiddetini anlamada önemli bir veri sağlıyor.
Farklı Hastalık Gruplarındaki Antikorlar
Öte yandan, APS-1 hastalarında antikorların genellikle atipik B hücrelerinde bulunduğu gözlemlendi. Bu hücreler, uzun süreli bağışıklık aktivasyonu ile ilişkilendirilmekte ve bu durum hastalığın seyrini etkileyebilir.
Bu farklılıklar, virüs enfeksiyonlarının bireyler üzerindeki etkilerinin anlaşılmasına yönelik önemli ipuçları sunuyor.
Uluslararası İş Birliği ve Finansman
Çalışma, Uppsala Üniversitesi, Peking University, Institute for Research in Biomedicine ve Karolinska Üniversitesi Hastanesi gibi uluslararası araştırma kurumlarıyla iş birliği içinde gerçekleştirildi. Ayrıca, araştırmanın finansmanı Knut ve Alice Wallenberg Vakfı, Bilimsel Araştırmalar Konseyi, AB’nin Horizon 2020 programı ve Nordstjernan tarafından sağlandı.
Gelecek Vaat Eden Gelişmeler
Bilim insanları, gelecekte tip I interferonlara karşı antikorların teşhis ve tedavi amaçlı kullanımına dair patent başvuruları yapmayı planlıyor. Bu gelişmeler, hem COVID-19 hem de diğer virüs enfeksiyonlarıyla mücadelede yeni yöntemler sunabilir.
Araştırmanın sonuçları, “Cellular origin and characterization of autoantibodies against type I IFNs in COVID-19 and APS-1” başlıklı makalede yayınlandı. Çalışma, 3 Kasım 2026 tarihinde Journal of Experimental Medicine dergisinde çevrimiçi olarak yayımlandı.



